ilk sayfa
kadriye
Eğitim üzerine
anadolu bacıları
çocuklarımın kalbinden
mutluluksevgisi
adresim

 

 

yaşamınızı nezaketle davranmanız gereken bir ziyafet gibi düşünün

 

 

 "karardı benim dünyam feryadımı duysana",  "Tanrım beni baştan yarat"... Üstün Dökmen hocamız bu şarkılar için: "bir kez yarattı beğenmedin, yeniden yaratsa onu beğeneceğin ne malum?" derdi.

 

Kamyonun damperi gül resimleri ile bezenmiş, şöförümüz arkadan gelenlerin kirli bir damper izlemesine razı olmamış. Bir de not eklemiş çiçek resimlerinin arasına "hatalıysam 0 532....... yi ara, sana hatasız kul olmaz şarkısını göndereyim "

 

tam yatmasın aklın hiç bir şeye,

neler çıkar karşına kimbilir yarın,

bu karanlıktan başka bir karanlık,

bu sabahtan başka bir sabah.  

 

 

 

Beşer, şaşar. Hatasız kul olmaz , hatasız ben olmaz.

 

              biz bu yüzden hiç kimseden gidemeyiz, gitmeyiz !

Acı tatlı her şey hazinemizdir. Bizi biz yapan ilmeklerdir, örgülerdir, motiflerdir.

 insanlar aynı iplikten dokunmuş farklı desenlerde kilimler gibidirler

 

 

Mutluluk ve özgürlük içsel sakinlik ve dışsal etkinlikle ulaşılabilir yaşantılardır. Kontrol edebildiklerimiz ve edemediklerimizi farkında olmalıyız önce; bedenimizin görünüşü, ailemizin sağlık ve zenginliği, toplumdaki düzeyimiz, diğer insanlar tarafından nasıl görüldüğümüz....Bu dışsal koşulları biz seçemeyiz ancak onlara nasıl tepki vereceğimizi biz seçebiliriz gerçekte bize acı çektiren şeylerin kendilerinden çok onlarla ilgili duygularımızdır.Mamafih çoğunlukla bu gücümüzün farkında değiliiz....Kontrol edebildiklerimiz ; zanlarımız, şiddetli arzularımız, isteklerimiz, bizi tiksindiren şeyler, vaktimiz, iyilik etmektir.    Arzu ve isteklerimiz kurnaz yöneticilerdir. Kendilerinden hoşlanmamızı isterler. Arzu ve nefret bire alışkanlıktan başka nedir ki?

ya da kızımın gönlüyle "mutluluğu seviyorum"

Bir zamanlar iş doyumu ile ilgili bir araştırma yapıyordum. İş doyumunu sağlayan etkenler arasında para kendine ancak üçüncü sırada yer bulabilmişti. utlu olmak için zenginlik ve güç peşinde koşmaktan vazcayın, çünkü hiç bir zaman en güçlü ya da en zengin olamazsınız, el elden üstündür, sizden daha daha zenginler ve güçlüler gördükçe mutluluğunuzu en uygun anda saklanacaktır sizden. Mutlu olmak için zengin olmayı bekleyenlere duyurulur.

 

70 yılında Öğrencilerinden  iki soruya yanıt vermelerini  isterdi Epictetos;

 mutlu ve dopdolu bir hayatı nasıl yaşayabilirim  ve  iyi bir kişi nasıl olabilirim? mutlu yaşam erdemli yaşamdır demiş. İyi yaşamın ise; arzuların efendisi, görevlerini yerine getiren, kendisini ve insan topluluğu içindeki ilişkilerini açık-seçik düşünen insanları bekleyen bir hazine olduğunu fısıldamış öğrencilerine. Zenginliği mi tercih edersiniz serveti mi? Hangisi daha tükenmez gözüktü size.?

Zenginlik bağırır servet fısıldarmış, Epictetos servetin sırrını fısıldadı bize taa 70 yılından...............

 

Ölü ozanlar derneği filminden bana kalan , (benim ilk kez duyduğum ama tasavvuf ehlinin 9. yüzyıldan beri bildiği ibn-ül vakt  zamanın oğlu ya da filmdeki söylenişi ile ) carpe diem , anı yakala, zamanı yaşa, anı yaşa oldu ...anı yaşamak neden önemli, ,,,,zamanın efendisi olan kendine lûtfedilen ömrün de efendisi olmaz mı? Geçmiş ve gelecek kaygıları anın yok edicileridir. Oysa tüm olanaklar şimdidedir. Yaşamımızı güzelleştirmek için fırsatlar yakalamak istiyorsak tüm dikkatimiz ve farkındalığımız şimdi de olmalı. Dün ve yarına takılı bir göz düne ve yarına uçması mümkün olmadığından bugün ölüdür.

Dönüştürücü olan an'dır. Eğer farkındaysanız. an'ı (aklımın olanağı) yakalamak akıl (gerçekliği yorumlamak, gerçeklik içinde hareket etmek), aşk (gerçekliğin ötesinde bir hakikat olduğunu kavramak, o hakikate doğru atılımın coşkusunu bulmak için) birliğini kurarak olur.

 

mutsuzluklar o an için bizi üzen olaylardır. Oysa bugün bizi sevindiren yarın kalbimize saplanacak bir hançer olabilir. Dertte deva, deva da dert gizli olabilir. İlacın deva niteliği dozundadır, dozu kaçırırsanız sizi öldürebilir. Benim için iyi sizin için sıkıcı olabilir. Bugün üzüldüğüme yarın gülebilirim. Geçmiş ve gelecek bir olanak olarak şimdidedir. Şimdi, geçiş ve geleceği kurabilir.Mutluluk ve mutsuzluk insanların yaşadığı bir duygudur. Çam ağacının, dağların, penguenlerin, yakut un mutluluğundan bahsetmeyiz. Yaradanın katında da mutluluk ya da mutsuzluk yoktur. O iyinin ve kötünün ötesindedir. Oysa insan aklı karşıtlıklarla işler. Bu karşıtların insanda yarattığı gerilimdir insanlık oyunu.Tüm zıtlıklar birbirine dönüşebilir.İyi ve kötü geçicidir ve dönüştürücüdür.

 

 

                                                                                        

Evrende kötü yoktur. Kötü ya da kötülük kelimenin gerçek anlamında yoktur. Çünkü o bir olumsuzlama veya yoksunluktur. Nasıl ki körlük pozitif yani gerçekten tözsel anlamda var olan bir şey değilse , sadece görme yoksunluğu ise; yine nasıl ki karanlık gerçek anlamda varlığa sahip olmayan bir şey olup ancak ışık yokluğundan ibaret ise aynı şekilde  kötülükte  ancak iyilik yokluğudur. Günah hiçbir zaman yapılan bir şeyde değildir, ihmal edilen şeydedir. Kötülük var olmama anlamına gelen bir hastalıktır. (J. Maritein) ve şeytan Yaradanın boş durmasıdır (pere sertillanges) ,”boşalır boşalmaz yeni bir işe koyulup yorul ve yalnız Rabbine yönelip doğrul” İnşirah Suresi.

Evren Yaradanın elinden çıkma mükemmel bir varlıktır. Dolayısıyla onda gerçek anlamda eksiklik ve kusurdan söz edilemez. Sağlık hastalıktan, haz acıdan, mutluluk mutsuzluktan daha yaygındır. Başımıza gelen bir üzüntü verici olaya karşılık , yüz tane mutluluk verici olayla karşılaşırız.

 Evrende kötünün varlığını ısrarla düşünüyorsanız bunun göreli bir şey olduğunu da bilmelisiniz. Kötülük görelidir, parlaklığın ortaya çıkardığı bir şeye göre anlam ifade etmektedir. Nasıl ki bir ressamın tablosundaki renklerin veya ışığın ortaya çıkması için karanlık ve gölge gerekliyse, evrendeki iyinin ortaya çıkması için , hem de değerinin ve üstünlüğünün anlaşılması için kötü gereklidir. Her kavramın tanımlanmak için zıddına ihtiyaç vardır, canlı kavramının bir anlam ifade etmesi için cansız kavramına ihtiyacımız vardır. Evreni meydana getiren varlıklar teker teker (bireysel) ele alındığında kötüden söz etmek mümkündür, ancak onun bütünü, evrenin kendisi söz konusu olduğunda be geçerli değildir. Kötü problemi ile ilgili olarak parçalara değil bütüne , bütünün uyumuna ve mükemmelliğine bakmamız gerekir. Yaradan evrene içkin akılsal (logos) bir varlıktır, evrende meydana gelen her şey akılsal, Yaradansal, iyidir. Bireysel olarak insanlar için kötü olabilir, evrenin kendisi için kötülük olamaz. Örneğin , bir çömlekçi yaptığı seramikleri kurumaları için güneşe bıraksa ve yağmur onları ıslatıp tekrara kile dönüştürse çömlekçi için yağmur kötüdür oysa yağmurun bitkiler, hayvanlar ve insanlar için faydası göz önüne alındığında yağmur iyidir.

 

Evrende kötülük var diyorsak bunun sorumlusu biziz. Yaradan hayatlarımızı ahlaki bakımdan anlam ve değere sahip olması için eylemlerimizden sorumlu olabileceğimiz özgür bir biçimde bizi yaratmıştır. Öte yandan özgürlüğümüzü doğru bir tarzda kullanmamız içinde iyiyi kötüden ayırt etmemizi ve iyiyi gerçekleştirmemizi mümkün kılan akıl ve temyiz yetisi ile bizi donatmıştır. O halde kötüden sorumlu olan biziz (İbn i Sina, Leibniz, Stoacılar-ilçağ filozofları). Kur’an da Şuara ve Enam surelerinde ve daha pek çok surede “insanlar ne yaparlarsa kendi benliklerine yaparlar “ buyurulmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

    

Peyda olurum, saklanırım işte buyum,

müslüman, hristiyan, musevi olurum

kalbim yerleşsin diye her bir yüreğe

ben kendime her gün yeni bir yüz bulurum.

                                                                             mevlana

"En mantıklı evlilik aşk evliliğidir "                özlem özten

 

 çocuklar

"sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler,

onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla,

çocuklarınızın vücutlarını çatabilirsiniz ama ruhlarını asla" diyor    halil cibran

                    
 

 

paranızı bir kaç kişiyle,

              tebessümünüzü bir kaç bin kişiye,

                          ama sevginizi milyarlarca kişiye dağıtabilirsiniz 

 

 

 

 

hayat eksiklikleri telafi edeceğimiz bir gelişme çırpınışı değildir ...ve hayat için öğrenilmesi gereken ilk dil tatlı dildir ......         (acar baltaş barış manço)

mutluluk bir süreç, dış etkenlere doğrudan bağlı olmayan, iç dünyamızın derinliklerinde zaman zaman buluşabildiğimiz bir yaşantı.

hayat,

haklılılığı ve mutluluğu aynı anda sunmuyor çoğu zaman (acar baltaş)

mutluluk bir seçim,

ben de Öznur Özdoğan gibi mutluluğu seçiyorum...

ve kızım Pınar ın söylediği gibi, mutluluğu seviyorum...

 olmaktan korktuğun yerdesin, kendindesin...